
Kalabalık mağazanın sıcak üfleyen koridorunda boş gözlerle sevgilime bakıyorum, Çılgınca koşturuyor mağazanın içinde, elinde bir sürü çıfıt, kaçmak istiyorum dünyadan, yokolmak ve görmemek deliliği...
Aşk ın en güzel tarafı her koşulda destek ve anlayışı bir şekilde içinizde barındıryor olması duygusudur. Sevdiğiniz kişi ne yaparsa yapsın çoğunlukla görmezden gelir yada kendi eksiklenmelerinize yorararak konunun öznesi olmaktan onu çıkarır kendinizi onun yerine koyarsınız. Sonuç olarak bu bir işe yaramaz ve mutsuz dünyanın bireylerine anı yaşamayan birileri olarak katılıp sıradan yaşantınıza devam edersiniz. Elbette doktorlar ve ilaçlar bir sürü çözüm ve yeni tekoloji sunuyor ama yirmibirinci yüzyılda hala varoluş ile ilgili sıkıntılarımızı çözemedik.
Carl G jung a konuşan kızıldereli"ONLAR DAİMA BİRŞEYLER ARIYORLAR. NE ARIYORLAR? BEYAZLAR DAİMA BİRŞEYLER İSTİYORLAR. ONLAR DAİMA HUZURSUZ VE RAHATSIZLAR. BİZ ONLARIN NE İSTEDİKLERİNİ BİLMİYORUZ. ONLARIN DELİ OLDUKLARINI DÜŞÜNÜYORUZ." diyor.
Günler geçiyor etrafımızdaki çılgınlık seyir defterimi karıştırmaya başladı. Küçük heyecanlarda duyduğum manim insanların sokaktaki tüketim deliliği ile başedemiyor.Biz istemesekte hep öteki olduk. Ama bana çoğunlukla deli diyen dostlarımın bile artık beni fazla solladığını hissediyorum. Yaşadığım ülkede öteki olan kalmadı sanırım. Bir ara bir partinin sloganıydı "bir gün herkes bizden olacak" diye. Bence kapitalist yabancılaşma toplumsal bir deliliğe doğru gidiyor.
Sevgilim niye daldın diye sordu, yüzüne o güzel gözlerine baktım , sıcaklığını içimde hissederek. Dondurma ısmarlarmısın dedim. Karamelli dondurma yedik:)
Orpheus..
Gönderen
Orpheus LaiaOdo

0 yorum:
Yorum Gönder