Curatio Manus

Özgür bir dünyada,Yalıtılmadan,Anlamın içindeki belirsizliğe rağmen,Ölüme meydan okuyabilmektir yaşam. Orpheus...


Tabelada Eski Zaman yazıyor. Tabelanın önünde duruyorum. Arka tarafım çok geniş bir caddeye dönük. Trafik yoğun. Arabalrın gütültüsü, egsoz dumanı, arkamdan Kırmızı bir şavrole geçiyor. Önünde durduğum dükkanın camekanından trafiği seyrediyorum. Dükkanın vitrininde, açık bir kitap var Yaprakları sapsarı. Biraz daha dikkatli bakınca, Bir yaprakta eski dilde, yani arapça yazılmış, ilginç olanı yanındaki yaprak Türkçe. Aynı el yazısı ile yazılmış. Kitabın yanında bir sürü heykelcik var. Heykeller tahtadan. Eskitme boya yapılmış. Küçükler.Heykeller el yapımı. Çok emek var vitrinde. Dükkanın içi loş. İçerisi pek görünmüyor dışarıdan. Kaldırımda olduğum için insanlar homurdanıyor. Dükkanın kapı kolu. Tahta, el işlemesi. Dokununca insana garip bir duygu veriyor.

Kapıyı açınca ilginç bir ses çıktı. Tepesindeki zilin Zaman diye öttüğüne yemin edebilirim. İlk girişte çok karmakarışık gibi geldi. Ama loşluğa alışınca öyle olmadığının farkına vardım. Uzun el yapımı, işlemeli bir banko merhaba diyor. Raflar, tepedeki avize, baktığınız her şey el yapımı. Raflarda binlerce kitap var sanırım. Dükkanda Toz yok.
Ataman

0 yorum:

Yorum Gönder


İzleyiciler