Özet: Fiziksel, zihinsel ve duygusal yönden pek çok farklılıklar
gösteren insanlar, bunun sonucunda olayları ve olguları da farklı sekilde
yorumlarlar. Bu farklılıklar kisiligin temelini olusturur. Kisilik insanların
çevreyle iliskilerini etkiler ve duygu, düsünce ve davranıslarına yön verir. A tipi
davranıs biçimine sahip birey asırı rekabetçi, sabırsız, kendisini isine adamıs ve
zamana karsı duyarlıdır. B tipi davranıs biçimine sahip bireyse, zamanla daha az
çatısma halinde, yasama karsı daha dengeli ve rahat bir yaklasım içersindedir.
Bu çalısmada, A ve B tipi kisilik yapısı ile bir takım degiskenler arasında iliski
arastırılmıstır. Sonuçta, bu degiskenlerden ailenin gelir düzeyi ve ailenin ikamet
ettigi yer ile A ve B tipi kisilik yapıları arasında anlamlı bir iliski bulunmustur.
Bundan baska kisilik yapısı ile; cinsiyet, bitirilen lise türü, üniversitede ögrenim
görülen okul gibi demografik, çevresel ve sosyal degiskenler arasında iliski
gözlenmemistir.
Anahtar Kelimeler: Kisilik Yapıları, A ve B Tipi Kisilik Yapısı,
Kisilik Yapıları ve Bireysel Faktörler
Abstract: Individuals who naturally differ from many aspects such as
mental, physical, and emotional also interpret events differently. These
differences form the essence of ones’ ‘personality.’ Personality effects an
individual’s relations with his environment and directs his emotions, thoughts
and behavior, too.Type A individuals are extremely competitive, highly work
oriented, impatient and sensitive to time. Type B individuals are with less
conflict with both other people and time and have a more balanced and relaxed
life style. This study attempts to explore the relations between Type A and Type
B personality characteristics and some variables. It has been found that there
exist significant relations between Type A and Type B personality and level of
family income and the place where family reside (village, town, and city).
However, the study found no significant relations between the Type A and Type
B personality characteristics and some demographic, environmental and social
variables including individual’s sex, the type of schools he graduated.
Keywords: Personality Characteristics, Type A and Type B
Personality Characteristics, Personality Characteristics and Individual Factors
I. Giris
İnsanların düsünce sekilleri, davranıs biçimleri, duyguları, dıs
görünüsleri, yetenekleri, olayları algılama biçimleri ve bu olaylara ve olgulara
karsı tepkileri hep farklıdır. Bu farklılıklara çogunlukla kisilik özellikleri neden
olur. Aynı olay karsısında üç farklı kisinin üç farklı tepki göstermesinin
temelinde de kisilik yatmaktadır. Aynı çevrede yetisse, aynı egitimi alsa ve aynı
kültürel ortamdan gelse de insanlar arasında bir takım yaklasım farklılıklarının
oldugu görülür. Kisilik insanların çevreyle iliskilerini etkileyen, iç dünyasına ve
davranıslarına yön veren önemli bir etkendir.
Kisilik yapısı ve bunu etkileyen unsurların ortaya konması, bireyin
sahip oldugu kisilik biçimine göre yasantısı boyunca seçeneklerini belirlemede
ve kararlarını almada ona yardımcı olacaktır. Bu sekilde birey kendisini daha iyi
tanıyacak, çevreyle iliskilerini daha saglıklı bir zemine oturtacak, tutum ve
davranıslarına yön verme noktasında önemli bir avantaja sahip olacaktır.
Kisilikle ilgili olarak bilimciler tarafından pek çok farklı yaklasım
gelistirilmistir. Bu çalısmada kisilik yapılarını A ve B tipi kisilik yapısı seklinde
ele alacagız. Çalısmanın teorik kısmında; kisiligin tanımı, kisiligi olusturan
faktörler, kisiligin temel özellikleri, A ve B tipi kisilik yapısı seklinde konular
ele alınmıstır. Uygulama kısmında ise A ve B tipi kisilik yapısı ile bir takım
degiskenler arasındaki iliski arastırılmıstır.
II. Kisiligin Tanımı
Kisilik teriminin Latince'deki kisi "persona" sözcügünden geldigi ileri
sürülmüstür. Persona sözcügünün asıl anlamı Latin dilinde, tiyatro
oyuncularının kullandıgı "maske"dir. Oyun sırasında yüz maskenin altında,
dolayısıyla konusma ya da sarkılar maskenin içinden çıkıyordu. Bu sekilde
"persona" sözcügü ile kisiler arasındaki fark anlatılmak istenmistir (Yanbastı,
1990: 9).
Kisiligi, belirli bir bireyin zihinsel ve bedensel özelliklerinde görülen
farklılıklar ve bu farklılıkların kisinin davranıs ve düsüncelerine yansıyıs biçimi
olarak tanımlamamız mümkündür (Erdogan, 1991: 236). Kisilik bir kisimin
veya kisilerin girdikleri davranıslarının yapısal ve dinamik özelliklerini gösterir
(Arkonaç, 1998: 379). Bir insanın bütün ilgilerinin, tutumlarının, yeteneklerinin,
konusma tarzının, dıs görünüsünün ve çevresine uyum biçiminin özelliklerini
içeren bir terimdir. Diger bir husus da kisiligin kendine özgü ve ahenkli bir
bütün olmasıdır. Öyle ki, bir insana iliskin her nitelik, o insanı anlamada bize
bir ip ucu verir. Kisinin bellegi, dıs görünüsü, sesi ve konusma tarzı, tepkisi,
ilgileri vb. gibi pek çok özelligi bu bireyin kisiligi hakkında bize bir takım
veriler saglar (Baymur, 1994: 253). Kisilik kavramı benzer durumlara verilen
tepkilerdeki bireysel farklılıkları ve farklı durumlarda oldukça tutarlı olan
davranısları anlamamıza da yardımcı olur. Bir bakıma kisilik, birey ile çevresi
arasında bir uyum olusturur. Bireyin geçmis deneyimlerine özel uyumunu ve
simdiki toplumsal ve fiziksel çevresini degerlendirmesini saglar (Onur,
2000:183).
III. A Tipi ve B Tipi Kisilik Yapısı
A. A Tipi Kisilik Yapısı
A tipi ve B tipi kisilik ilk olarak iki kardiyolog Meyer Friedman ve
Rosenman tarafından gözlemlenmistir. Fikir ilk defa, oturma odasının
sandalyelerini tamir eden dösemecinin sandalyelerin çogunun sadece önden
yırtıldıgını söylemesi üzerine ortaya çıktı. Bu durumdan, iki kardiyolog da kalp
hastalarının çogunun endiseli olduklarını ve otururken zor zamanlar
İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt: 19 Nisan 2005 Sayı: 1 277
geçirdiklerini anladılar. Bu gözlemi baslangıç noktası olarak kullanan ve kendi
klinik uygulamalarını da temel alan Friedman ve Rosenman hastalarının iki çok
farklı davranıs model tipi sergiledigi sonucuna vardılar. Arastırmaları onları
farklılıkların kisilik esaslı oldugu sonucuna götürdü (Moorhead/Griffin, 1992:
463).
A tipi davranıs biçimine sahip birey asırı rekabetçi, kendisini isine
adamıs ve zamana oldukça duyarlıdır. Bundan baska bu birey agresif, sabırsız
ve ise çok fazla yöneliktir. Pek çok güdüye sahiptir ve mümkün oldugu kadar
çok kısa sürede ve mümkün oldugu kadar çok fazla basarılı olmak istemektedir
(Moorhead/Griffin, 1992: 463). Zaman baskısından hoslanır ve aceleci tavır
takınarak kendini sürekli bir seyler yapmak zorunda hisseder. Zamanını çok iyi
yönettigi söylenemez (Aytaç, 2002). Tatilde bile hareketsizligi sevmez, çabuk
olmayan insanlara kızar ve oldukça yogun çalısır ve mesai arkadaslarından da
aynı seyi bekler. Kendini çogu zaman baska insanlara göre daha enerjik
hisseder. Beklemeye hiç tahammülü yoktur. A tipi bireye karsı açık olunması,
hosgörü gösterilmesi, güveninin kazanılması, anlamsız rekabete girilmemesi bu
tip kisilerle iliskide yararlı olacaktır (Turul, 2000).
A tipi davranıs biçimine sahip bir yasantı günümüzün modern yasama
biçimi ile tesvik edilen ve ödüllendirilen bir tavırdır. Çünkü, çevrelerindeki
insanlardan daha hızlı ve saldırgan olarak düsünen, konusan, hareket eden,
yasayan ve hatta oynayan insanlara dünyada bundan önce hiç görülmedigi
biçimde deger verilmektedir. A tipi davranıs biçiminin temel özelliklerini
asagıdaki sekilde sıralamak mümkündür (Baltas/Baltas, 2000: 147-148):
1. Hareketlilik: A tipi davranıs biçimini benimsemis bir kisinin kesin bir
konusma tarzı vardır. Bu kimseler konusmalarını belirli bir noktaya yönelik
sürdürürler ve bazı kelimeleri patlayıcı olarak vurgular, sık ve kuvvetli jestlerle
konusurlar. Cümleler arasında kuvvetli nefes aralıkları bulunur.
2. Dürtü ve İhtiras: A tipi davranıs biçimine sahip kisiler, kendileri ve
baskaları için yüksek bir beklenti düzeyleri koyar ve bunun gerçeklesmemesi
durumunda büyük ölçüde rahatsızlık duyarlar. Bu kimseler basarıların az ve
kısa mutluluk verdigi, harekete yönelik insanlardır.
3. Rekabet, Saldırganlık ve Düsmanlık Duyguları: A tipi davranıs
biçimi içindeki birey, kendisi ve baskalarıyla sürekli bir yarıs içindedir.
Kendilerini zaptetmek için gösterdikleri gayrete ragmen, düsmanlık ve öfke gibi
duygu ve davranısları kolayca ortaya çıkartılabilir.
4. Tek Açılı Kisilik: A tipi davranıs biçimine sahip bir kisi, çogunlukla
kendisi ile mesgul ve “benmerkezci”dir. Bu kimseler büyük çogunlukla, hayatın
diger cephelerini ve ailelerini ihmal edecek ölçüde kendilerini islerine
vermislerdir.
‘A tipi’ kisilik ile ülser, kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon arasında
yüksek iliskiler bulunmustur. Çok azımız tümüyle ‘A tipi’ ya da ‘B tipi’
özellikleri tümüyle tasırız. Ancak bu özellikleri göstermeye yaklasırız. ‘A tipi’,
davranıslar sürekli zamanla yarısan ve sabırsızlık duygusu içinde olan
278 Ufuk DURNA
insanlarda görülür. ‘A tipleri’ sabah ise gitmek üzere kapıdan fırlarken,
kahvesini bir dikiste içen, çok seyi bir anda yapmaya çalısan kisidir. Ses tonları,
hareketleri, yasadıkları telası ortaya koyar. Asırı derecede gergin bedensel
hareketleri vardır. Rekabetçi, öfke ve düsmanlık egilimi olsa da her zaman
ortaya konulmaz. (muttrafik.8m.com)
A tipi kisilige sahip kimseler bir arkadaslarını ziyarete veya doktora
gittikleri zaman bile telefonla is görüsmesi yaparlar. Doktora çok seyrek olarak
giderler. Bu kimseler bir ruh saglıgı uzmanına neredeyse hiç gitmezler.
Çogunlukla geçimi zor insanlardır. Çevrelerindeki insanların problemleriyle
vakit kaybetmek istemedikleri için çevrelerine sevimsiz göründükleri çok olur.
Sevilmek yerine kendilerine saygı gösterilmesini tercih ederler. Bu kisiler isten
çıkarılmıssa, bu hiçbir zaman kisisel basarısızlık sebebiyle olmayıp, is
arkadasları veya amirlerle olan kisilik çatısması nedeniyledir. Bu kimseler tütün
kullanıyorlarsa – ki çogunlukla kullanırlar – sigara içerler. Pipo içene pek
rastlanmaz, çünkü pipo ile zaman kaybedemeyecek kadar sabırsızdırlar.
Herhangi bir yerde özellikle restoranda bekletilmekten nefret ederler.
Yemeklerinin tadına bakmadan tuz atar, büyük bir aceleyle yerler. Kendilerine,
saglıklarına ve tatile çok az zaman ayırırlar. Karsılarındaki insanın sözünü
bitirmesini sabırsızlıkla beklerler. Bu bekleyis sırasında sözü onların yerine
tamamladıkları veya onların sözünü keserek, araya o sırada akıllarına geleni
soktukları çok olur. Konusmaları “hiçbir zaman, daima, mutlaka” gibi kesin
ifadelerle doludur. Duygusal tükenme, kendine zarar verme egilimi, tehlike ve
asırı riske girme gibi çogu zaman kendisinin de farkında olmadıgı bir takım
saklı özellikleri bulunmaktadır. (Baltas/Baltas, 2000: 153-154-254).
B. B Tipi Kisilik Yapısı
B tipi davranıs biçimine sahip bireyse, tersine daha az rekabetçi, isine
kendisini daha az adayan ve zamana karsı daha az duyarlıdır. Bu tür insanlar
zamanla daha az çatısma halindedir ve yasama karsı daha dengeli ve rahat bir
yaklasım içersindedir. Kararlı bir hızda çalısır ve kendini daha fazla güven
içinde hisseder. B tipi kisinin A tipi kisiden daha çok ya da daha az basarılı
oldugu söylenemez (Moorhead/Griffin, 1992: 463).
‘B tipi’ özellikler daha rahat, uysal, az rekabetçi ve daha az saldırgandır.
Zamanla daha az yarısırlar, bos zaman etkinliklerine daha çok fırsat tanırlar. Bu
tür davranısların istenirse degistirilmesi olanaklıdır (muttrafik.8m.com). B tipi
insanlar katı kurallardan arınmıs ve esnektirler. Basarı konusunda asırı hırslı
degildirler. Çok kolay sinirlenmez ve tedirgin olmazlar. Yaptıkları isten zevk
almayı bilirler. İslerinde rahat olmaları onlarda suçluluk duygusu olusturmaz,
sakin ve düzenli çalısırlar. Çevresinden ve kendisinden emin kisilerdir (Güney,
2000: 446).
İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt: 19 Nisan 2005 Sayı: 1 279
C. A Tipi ve B Tipi Kisilik Yapılarının Karsılastırılması
Friedman ve Rosenman insanların tamamen saf bir sekilde A tipi ya da
B tipi olamayacagını, bunun yerine bu iki tipten birine karsı daha fazla egilimli
olabileceklerini ifade etmislerdir. Bu durum Sekil 1’de açıkça görülmektedir.
Sekilde A ve B tipi kisilik özellikleri ayrı ayrı sıralanmıstır ve iki dairenin
kesistigi yerler bu iki tipin ortak alanını olusturmaktadır. Örnegin bir kimse
çogu zaman A tipi kisilik özelliklerini sergilemektedir, ancak bir anda kısa bir
süre için sakin ve durgun olabilir ve bazı durumlarda zamanı bile unutabilir
(Moorhead/Griffin, 1992: 463).
Sekil 1: Tip A ve Tip B Kisilik Özellikleri
Friedman ve Rosenman tarafından A tipi ve B tipi kisilik farklılıkları
üzerine ilk zamanlarda yapılan arastırmalarda çarpıcı bulgulara ulasıldı.
Özellikle A tiplerinin B tiplerinden daha fazla koroner kalp hastalıklarına maruz
kaldıkları üzerine tartısmalar yapıldı. Bununla birlikte son yıllarda diger
bilimciler tarafından takip eden arastırmalar, A tipi davranısla kalp hastalıkları
arasındaki iliskinin tam olarak paralel olmadıgını isaret etmektedir
(Moorhead/Griffin, 1992: 463-464). Friedman ve Rosenman 3500 kisi üzerinde
8.5 yılı askın bir süre çalısmıs ve A tipindeki kisilerin kalp hastalıgına daha
egilimli oldugu, ikinci bir kalp krizine egilimin bes kat daha fazla oldugu ve B
tipi bireylerle karsılastırıldıgı zaman kalp krizinin iki kat daha fazla tehlikeli
oldugu sonucuna varmıslardır. Jenkins, 3000 kisi üzerinde yaptıgı çalısmaya
göre, kalp damarlarının kan pıhtısı ile tıkanmasından ızdırap çeken 133 kisiden
94’ünü açıkça A tipi olarak tesbit etmistir (Simsek vd., 2001: 222).
2 Kasım 1988’de “Demir Mike” olarak adlandırılan ve Chicago Bears
Amerikan Futbol takımının koçu olan Mike Ditka kalp krizi nedeniyle
hastaneye kaldırılmıstı. ESPN televizyon kanalında yapılan bir röportajda
Ditka’nın sigara, asırı yeme – içme, hareketsizlik gibi kalp krizine neden olan
genel fiziksel risk faktörlerinden hiç birine sahip olmadıgı anlatılmıstı. Onun tek
bir risk faktörü vardı, bu da psikolojikti, yani A tipi davranıs biçimine sahipti
(Sdorow, 1998: 586).
Nedenler açık olmasa da son bulgular, A tiplerinin bilinenden çok daha
karmasık olduklarını belirtmektedir. A tipleri Sekil 1’deki davranısları
sergilemekle kalmaz, depresyon altında ve düsmanca bir tutum da
sergileyebilirler. A tipi davranıs özelliklerinden herhangi birisi ya da bu
davranısların bir bilesimi, kalp sorunlarıyla kisiyi karsı karsıya bırakabilir
(Moorhead/Griffin, 1992: 463-464).
Yöneticilerin büyük çogunlugu A tipi kisilige sahiptir. Yapılan bir
çalısmada yöneticilerin % 60’ının A tipi, buna karsılık % 12’sinin B tipi oldugu
tesbit edilmistir (Luthans, 1995: 303). A tipi kisiligin, organizasyon içinde
herhangi birinin yükselmesine yardımcı olan en uygun yol oldugu ileri
sürülmektedir. A tipi bireylerin yöneticilik mevkilerine yükselebilmelerine
ragmen, en basarılı tepe yöneticilerin B tipi oldugu bazı arastırmalarda iddia
edilmektedir. Bir karar verirken sakin ve rahat olmak basarı ve verimliligi
arttırabilmektedir. Ayrıca A tipi yöneticiler için degisiklik yapmak veya bir
problemin varlıgını kabul etmek kusurdur. Bu durum da verimsizlige neden olur
(Simsek vd., 2001: 222-223). Üst düzeydeki yöneticilik pozisyonları için
yapılan mücadelelerde, çok kere A tipi kisilikler, B tipi kisiliklere yenilirler.
Çünkü içinde bulundukları siddetli rekabet duygusu ve ihtiras görüs alanlarını
daraltır, zekalarından gerektigi ölçüde yararlanmalarını engeller. Günler içinde
alınması gereken bir karar, hızla birkaç dakika içinde alınabilir. Bu durum da
taktik ve stratejik hataların ortaya çıkmasına sebep olabilir. (Baltas/Baltas,
2000: 154). Yöneticilerin dısında satıs elemanı, uzman personel ve sekreterlerde
A Tipi kisilige daha yüksek bir oranda rastlanmaktadır. A Tipi kisiler (Luthans,
1995: 303).
1. İsi bitirme baskısı altında, zor kosullarda uzun müddet çalısırlar.
2. Çogu zaman eve is getirirler, geceleri ve hafta sonları çalısırlar,
dinlenmeyle araları pek iyi degildir.
3. Sürekli kendileriyle ve baskalarıyla rekabet halindedirler.
Kendilerine ulasılması güç standartlar koyarlar.
4. Zor is kosulları yüzünden engellenme egilimine girebilir,
baskalarının çalısma sekillerine kızabilir ve bazen denetçiler
tarafından yanlıs anlasılabilirler.
İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt: 19 Nisan 2005 Sayı: 1 281
Tablo 1: A ve B Tipi Kisilik Yapıları (Luthans, 1995: 304)
A Tipi Kisilik Yapısı B Tipi Kisilik Yapısı
Daima eylem halindedirler. Zamanla ilgileri pek yoktur.
Hızlı yürürler. Sabırlıdırlar.
Hızlı yerler. Övünmekten hoslanmazlar.
Hızlı konusurlar.
Sabırsızdırlar.
Oyunları ve sporları kazanmak için
degil eglenmek için yaparlar.
Bir anda iki sey yaparlar. İçleri rahat bir sekilde dinlenirler.
Bos zamanları pek yoktur.
Sayılara karsı saplantılıdırlar.
İsi hemen bitirme baskısı altında
degildirler.
Sayılarlar basarıyı ölçme
egilimindedirler.
Yumusak baslıdırlar.
Agresifdirler. Asla acele etmezler.
Rekabetçidirler.
Sürekli zaman baskısı altındadırlar.
A tipi davranıs biçimi uygun terapi programlarıyla degistirilebilir ve bu
davranıslarını azaltabilen kisiler koroner kalp hastalıkları riskini azaltabilirler.
Bilissel ve davranıssal bir teknikler bilesimi A tipi davranısı etkin bir biçimde
azaltabilir. Kullanılan tekniklerde bu kisilere hiçbir sey yapmayarak ve normal
zamanlarda düsünmeye fırsat bulamadıkları seyleri düsünerek, insanları
seyrederek ya da bir yabancıyla konusarak vakit geçirmeleri söylenir (ki bu
durumu A tipi kisiler son derece rahatsız edici bulur). Bu tedavi teknikleri
baskalarına öfkelenmeden kendini ifade etmeyi ve bazı kendine özgü
davranısları (baskalarının sözünü kesmek, hızlı konusmak ya da hızlı yemek
yemek gibi...) degistirmeyi kapsamaktadır. Sonunda bu kisiler ev ve isyerlerini
daha az stres olusturucu hale getirmenin yollarını bulmaktadırlar (Atkinson vd.,
1996: 509 – 518).
Friedman ve Rosenman’ın çalısmaları nedeniyle çogu zaman A Tipi
kisilerin kalp krizi gibi stresin en kötü sonuçlarına maruz kaldıkları
düsünülmekteydi. Son zamanlarda yapılan bazı çalısmalar bu bulguları pek
dogrulamamaktadır. Örnegin A Tipi kisilerin, B Tiplerine göre stresle çok daha
iyi bas edebildikleri ifade edilmektedir. A Tipi’nin karakteristik özelligi olan
sabırsızlıktan daha çok, kızgınlık ve düsmanca hisler kalp problemlerine neden
olmaktadır. İskolik olma, acele etme ve insanların sözünü yarıda kesme kalp
için çok fazla sorun olmamakta, asıl sorun asırı derecede sinirlenme ve
düsmanca hisler beslemekten kaynaklanmaktadır. (Luthans, 1995: s. 304).
IV. A Tipi ve B Tipi Kisilik Yapılarını Etkileyen
Faktörlerle İlgili Bir Arastırma
A. Arastırmanın Önemi
İnsanların kisilik özellikleri, davranıs biçimlerini, baskalarıyla
iliskilerini, çevreyi ve dıs dünyayı algılama sekillerini ve içinde bulundukları
psikolojik durumu yakından etkilemektedir. Kisilik arastırmaları insanların
kendilerini daha iyi tanımalarına, mesleki gelismelerine, sosyal yasantılarında
çevreye daha uyumlu hale gelmelerine katkıda bulunabilmektedir. Özellikle
kisilik biçimlerinin ve bunları etkileyebilme potansiyeline sahip çevresel ve
kisisel niteliklerin belirlenmesi bireylerin kendilerini daha iyi tanıyıp, basarılı ve
huzurlu bir yasam geçirmelerine katkıda bulunabilecektir.
B. Arastırmanın Amacı
Arastırmamızın amacı, üniversite ögrencilerinin A ve B tipi kisilik
özelliklerine göre kisilik yapılarının belirlenmesi ve bu kisilik yapıları ile bir
takım degiskenler arasındaki iliskinin ortaya konmasıdır. Bu degiskenler;
ögrencinin cinsiyeti, bitirdigi lise türü, üniversitede ögrenim gördügü okul,
ailesinin gelir düzeyi, ailesinin ikamet ettigi yerden olusmaktadır. Bu
degiskenlerin ögrencinin kisilik yapısı üzerine etkileri arastırılmıstır. Bu sekilde
A ve B tipi kisilik biçimlerini etkileme potansiyeline sahip degiskenler
belirlenmeye çalısılmıstır.
C. Veri Toplama Yöntemi
Arastırmada veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıstır. Anketler
üniversite ögrencileri tarafından yüz yüze görüsülerek cevaplandırılmıstır.
Anket Formu iki bölümden olusmaktadır. Birinci bölümde, ögrencinin
cinsiyeti, bitirdigi lise türü, üniversitede ögrenim gördügü okul, ailesinin gelir
düzeyi, ailesinin ikamet ettigi yer gibi sorular yer almaktadır.
İkinci bölümde, arastırmanın kuramsal yapısına uygun biçimde
ögrencilerin kisilik yapılarını ölçmeye yönelik 20 adet sorudan olusan bir ölçek
yer almıstır (Moorhead ve Griffin, 1992: 465; Baltas ve Baltas, 2000: 148-150).
Nitekim bu bölümde, ögrencinin kisilik yapısını belirlemek için; gündelik
davranısları, alıskanlıkları, zamana karsı tutumları, çesitli kosullar altında
takındıkları tavırları, çevreyle iliskileri, kisisel özellikleri hakkındaki duygu ve
düsünceleri gibi çesitli konular ele alınmıstır. Anket içinde bu konular yargılar
seklinde yer almıs olup, cevaplayıcıdan “daima dogru”, “genellikle dogru”,
“fikrim yok”, “nadiren dogru” ve “asla dogru degil” seklindeki seçeneklerden
birisini isaretlemesi istenmistir. Arastırmada temel ölçekleme yöntemi olarak
“Likert Ölçegi” kullanılmıstır. Arastırma 03. 06. 2003 ile 05. 07. 2003 tarihleri
arasında yapılmıstır.
İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt: 19 Nisan 2005 Sayı: 1 283
D. Arastırmanın Sınırlaması ve Örneklemi
Arastırma Nigde Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve
Nigde Meslek Yüksekokulu’ndaki ögrencilerle yapılmıstır. Arastırmada
ögrencilerin kisilik yapılarına etki edebilecegi düsünülen ögrenim yılları farklı
(biri dört yıllık, digeri iki yıllık okul) özellikle seçilmistir. Arastırmanın ana
kütlesini bu iki okulun ögrencileri olusturmaktadır. Bu okulların toplam ögrenci
sayıları ve arastırmada yer alan ögrenci sayıları Tablo 2’de görülmektedir.
Ancak arastırmada yer alan ögrencilerin tamamı bütün sorulara cevap vermeyip
özellikle anketin ilk bölümündeki (ailenin gelir düzeyi, ikamet edilen yer gibi)
bazı soruları bos bıraktıgı için bu sorularla ilgili yapılan analizlerde ögrenci
sayısı düsmektedir. Arastırma bütün bir ana kütle üzerinde yapılmamıstır. Bu
ana kütleden bir örnek kütle alınmıstır. Ana kütlenin toplam hacmi 3255, örnek
kütle hacmi ise 378’dir. Örnek kütlenin ana kütleye oranı % 12’dir. Örnek kütle
seçiminde gerekli temsil yetenegini tasıması için Olasılık Örneklemesi
Teknigi’nden, Yalın Rastlantılı Örnekleme Yöntemi seçilmistir. İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesinin toplam ögrenci sayısı 1143 ve arastırmada yer alan
ögrenci sayısı da 135’tir. Yani fakültedeki toplam ögrencilerin % 12’si
arastırmada yer almıstır. Meslek Yüksekokulunun toplam ögrenci sayısı 2112
ve arastırmada yer alan ögrenci sayısı da 243’tür. Yani bu okuldaki toplam
ögrencilerin yine % 12’si arastırmada yer almıstır. Arastırmada yer alan kız ve
erkek ögrencilerin oranı, toplam ögrenci içindeki kız ve erkek ögrenci oranına
oldukça yakındır.
Tablo 2: Arastırmada Yer Alan İki Okuldaki Ögrenci Sayıları
Cinsiyet
Arastırmadaki
Cinsiyet Dagılımı
Okul
Erkek Kız
Topl.
Erkek Kız
Arastırmadaki
Topl. Ögrenci
Sayısı
İ.İ.B.F. 716 427 1143 81 54 135
% % 63 % 37 %100 % 60 % 40 % 100
M.Y.O. 1219 893 2112 132 111 243
% % 58 % 42 %100 % 54 % 46 % 100
Toplam 1935 1320 3255 213 165 378
% % 59 % 41 %100 % 56 % 44 % 100
E. Arastırma Modeli ve Hipotezleri
Arastırmada kullanılan ölçek içerisinde A ve B tipi kisilik yapılarına
göre ögrencilerin bulundukları konum belirlenmistir. Bu konum ögrencilerin
ankete verdikleri “daima dogru”dan “asla dogru degil”e kadar verdikleri
cevapların puanlamasıyla ortaya çıkmıstır. Ögrencilerin bu ölçek içersinde
agırlıklı olarak yer aldıkları konumla; ögrencinin cinsiyeti, bitirdigi lise türü,
üniversitede ögrenim gördügü okul, ailesinin gelir düzeyi, ailesinin ikamet ettigi
yer, samimi oldugu arkadas sayısı, anne ve babasının egitim düzeyi arasındaki
iliskiler arastırılmıstır.
Arastırmada yer alan hipotezler asagıda sıralanmıstır:
1. H1: Ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
cinsiyetleri arasında anlamlı bir iliski vardır.
2. H1: Ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
bitirdikleri lise türü arasında anlamlı bir iliski vardır.
3. H1: Ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ögrenim gördükleri okul arasında anlamlı bir iliski vardır.
4. H1: Ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ailelerinin gelir düzeyi arasında anlamlı bir iliski vardır.
5. H1: Ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ailelerinin ikamet ettigi yer arasında anlamlı bir iliski vardır.
F. Veri Analiz Yöntemi
Arastırmada yer alan verilerin analiz edilmesinde SPSS 9.0 for
Windows paket programı kullanılmıstır. SPSS 9.0 for Windows programında
verilerin güvenirlik analizi yapılmıstır. Arastırmanın güvenirlik degeri
,7139’dur. Çok degiskenli ölçeklerin güvenirligini ölçmede kullanılan
Cronbach’s Alpha degeriyle güvenirlik test edilmistir. Arastırmada yer alan
hipotezlerin analizinde de “ki kare testi” kullanılmıstır.
G. Hipotezlere İliskin Bulgular
“H1: Ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
cinsiyetleri arasında anlamlı bir iliski vardır.” Bu hipotez, Tablo 4
verilerine göre ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik
yapıları ile cinsiyetleri arasındaki iliski seklinde, ki-kare analizi
yapılarak test edilmistir. Asagıdaki tablo verilerine göre ki-kare
degeri ,119 (df: 1) olarak çıkmaktadır. Ki-kare tablo degeri ise
2.706’dir (p>0,10). Buna göre H1 hipotezi reddedilip ögrencilerin A
ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile cinsiyetleri arasında
anlamlı bir iliskinin olmadıgı sonucuna varılır (Tablo 3).
Tablo 3: Kisilik Yapısı – Cinsiyet Ki-kare Tablosu
Bulgu Degr. Serbt. Derc. Anl. Düzey. Tabl. Degr. P
,119 1 0,10 2,706 P>0,10
İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt: 19 Nisan 2005 Sayı: 1 285
Tablo 4: Kisilik Yapısı ile Cinsiyet Arasındaki İliski
Cinsiyet A Tipi Kisilik B Tipi Kisilik Toplam
Bayan 46 119 165
% % 55 % 57
Bay 56 157 213
% % 45 % 43
102 276
Toplam
% 100 % 100
378
“H1: Ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ailelerinin gelir düzeyi arasında anlamlı bir iliski vardır.” Bu hipotez, Tablo 6
verilerine göre ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ailelerinin gelir düzeyi arasındaki iliski seklinde, ki-kare analizi yapılarak test
edilmistir. Asagıdaki tablo verilerine göre ki-kare degeri 4,678 (df: 2) olarak
çıkmaktadır. Ki-kare tablo degeri ise 4,605’dir (p<0,10). Buna göre H1 hipotezi
kabul edilip ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ailelerinin gelir düzeyi arasında anlamlı bir iliskinin oldugu sonucuna varılır
(Tablo 5).
Tablo 5: Kisilik Yapısı – Ailenin Gelir Düzeyi Ki-kare Tablosu
Bulgu Degr. Serbt. Derc. Anl. Düzey. Tabl. Degr. P
4,678 2 0,10 4,605 P<0,10
Asagıdaki tabloya bakıldıgında, A tipi kisilik yapısına sahip olan ve alt
gelir düzeyindeki ailelerden gelenlerin ögrencilerin oranı, % 39’ken, B tipi
kisilik yapısına sahip olanların oranı ise % 27’dir. Bu oranlara yakın olan üst
gelir düzeyindeki ailelerden gelen ögrencilerin % 15’i A tipi kisilik, % 10’u B
tipi kisilik yapısı sergilemektedirler. Orta gelir düzeyinde ise B tipi kisilik
yapısı (%62) A tipi kisilik yapısından (% 46) fazladır. Alt ve üst gelir
düzeyindeki ailelere mensup ögrenciler orta gelir düzeyindekilere göre daha çok
A tipi kisilik yapısına sahiptirler.
Tablo 6: Kisilik Yapısı ile Ailenin Gelir Düzeyi Arasındaki liski
Gelir Durumu A Tipi Kisilik B Tipi Kisilik Toplam
Alt 26 46 72
% % 39 % 27
Orta 31 100 131
% % 46 % 62
Üst 10 16 26
% % 15 % 10
67 162
Toplam
% 100 % 100
229
A tipi kisilik yapısına sahip bireyler oldukça agresif, hırslı, sabırsız,
zaman baskısı altında, isine kendisini adamıs, gibi özelliklere sahiptirler. Gelir
düzeyi düsük ailelerden gelen ögrencilerin maddi sıkıntılar ve çesitli zorluklar
içinde geçen yasantıları onların, yasamı bir mücadele sahası olarak görmelerine
ve bu mücadeleyi kazanabilmek için hırsla ve büyük bir gayretle çalısmaları
gerektigini düsünmeleri neden olmus olabilir. Sonuçta bu durum kendilerini
büyük bir olasılıkla daha çok A tipi kisilik yapısına yaklastırmıstır. Çok
çalısma, hırsla ve tamamen kendini ise verme, zamana asırı duyarlılık,
mücadele ve yarısmadan hoslanma gibi aile içi kültürel özelliklere sahip gelir
düzeyi yüksek ailelerden gelen ögrencilerin aynı özellikleri tasıması dogaldır.
Ayrıca ailedeki is basarısını devam ettirme, aile bireyleriyle yarısma, yüksek
refah seviyesinin kaybedilmemesi gibi nedenlerden dolayı da bu bireyler daha
çok A tipi kisilik yapısına yaklasmıs olabilirler. Orta gelir düzeyindeki
ailelerden gelen ögrenciler diger iki gelir düzeyinden gelen ögrencilere göre
daha yüksek bir oranda B tipi kisilik yapısı sergilemektedirler. Bunun nedeni
belki de, yasantıları ve gelir düzeyleri orta düzeyde olan bu ailelerin buna
paralel olarak sahip oldukları alıskanlıkları, davranısları, duyguları, çalısma
tempoları da benzer sekilde mutedil ve vasat bir düzeyde bulunacaktır.
“H1: Ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
bitirdikleri lise türü arasında anlamlı bir iliski vardır.” Bu hipotez, Tablo 8
verilerine göre ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
bitirdikleri lise arasındaki iliski seklinde, ki-kare analizi yapılarak test
edilmistir. Asagıdaki tablo verilerine göre ki-kare degeri ,1796 (df: 1) olarak
çıkmaktadır. Ki-kare tablo degeri ise 2.706’dir (p>0,10). Buna göre H1 hipotezi
reddedilip ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
bitirdikleri lise türü arasında anlamlı bir iliskinin olmadıgı sonucuna varılır
(Tablo 7).
İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt: 19 Nisan 2005 Sayı: 1 287
Tablo 7: Kisilik Yapısı – Mezun Olunan Lise Ki-kare Tablosu
Bulgu Degr. Serbt. Derc. Anl. Düzey. Tabl. Degr. P
,1796 1 0,10 2,706 P>0,10
Tablo 8: Kisilik Yapısı ile Mezun Olunan Lise Arasındaki liski
Mezun Oldugu Okul A Tipi Kisilik B Tipi Kisilik Toplam
Normal Lise 51 137 188
% % 48 % 49
Meslek Lisesi 45 104 149
% % 43 % 37
*F.A.S.Ö. Liseler 10 39 49
% % 9 % 14
106 280
Toplam
% 100 % 100
386
“H1: Ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ögrenim gördükleri okul arasında anlamlı bir iliski vardır.” Bu hipotez, Tablo
10 verilerine göre ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ögrenim gördükleri okul arasındaki iliski seklinde, ki-kare analizi yapılarak test
edilmistir. Asagıdaki tablo verilerine göre ki-kare degeri ,697 (df: 1) olarak
çıkmaktadır. Ki-kare tablo degeri ise 2.706’dir (p>0,10). Buna göre H1 hipotezi
reddedilip ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ögrenim gördükleri okul arasında anlamlı bir iliskinin olmadıgı sonucuna varılır
(Tablo 9).
Tablo 9: Kisilik Yapısı – Ögrenim Görülen Okul Ki-kare Tablosu
Bulgu Degr. Serbt. Derc. Anl. Düzey. Tabl. Degr. P
,697 1 0,10 2,706 P>0,10
* Fen, Anadolu, Süper ve Özel liseler
Tablo 10: Kisilik Yapısı ile Ögrenim Görülen Okul Arasındaki liski
Ögr. Gör. Okul A Tipi Kisilik B Tipi Kisilik Toplam
İİBF 34 104 138
% % 32 % 37
MYO 72 180 252
% % 68 % 63
106 284
Toplam
% 100 % 100
390
“H1: Ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ailelerinin ikamet ettigi yer arasında anlamlı bir iliski vardır.” Bu hipotez, Tablo
7 verilerine göre ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları ile
ailelerinin ikamet ettigi yer arasındaki iliski seklinde, ki-kare analizi yapılarak
test edilmistir. Asagıdaki tablo verilerine göre ki-kare degeri 5,137 (df: 2)
olarak çıkmaktadır. Ki-kare tablo degeri ise 4.605’tir (p<0,10). Buna göre H1
hipotezi kabul edilip ögrencilerin A ve B tipine göre ayrımlanan kisilik yapıları
ile ailelerinin ikamet ettigi yer arasında anlamlı bir iliskinin oldugu sonucuna
varılır.
Tablo 11: Kisilik Yapısı - Ailenin İkamet Ettigi Yer Ki-kare Tablosu
Bulgu Degr. Serbt. Derc. Anl. Düzey. Tabl. Degr. P
5,137 2 0,10 4,605 P<0,10
Asagıdaki tabloda görüldügü gibi, ilçe (% 28) ve illerde (% 67) ikamet
eden ögrenciler köydekilere (sadece % 5) göre daha yüksek oranda A tipi kisilik
yapısı sergilemektedir. İlçe de olsa il de olsa kent kültürü insanları A tipine
yaklastırmaktadır. Kentte her türlü is ve islem belirli zaman dilimleri içinde
gerçeklesmekte, bu da insanları zamana karsı daha duyarlı hale getirmektedir.
Sehir yasamında is mücadeleleri daha fazla yasanmakta, hayat bir mücadele
içinde geçmektedir. Bu da insanları ise karsı daha yönelik olma, hırsla ve büyük
bir özveriyle çalısma gibi davranıslara itmektedir. Bütün bunların sonucunda
insanlar A tipi kisilik özelliklerini daha fazla gösterme egilimi içersine
girmektedir. Ayrıca çagdas kent yasamında is çevreleri insanlardan daha çok A
tipi davranıs biçimlerini sergilemelerini istemektedir.
İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt: 19 Nisan 2005 Sayı: 1 289
Tablo 12: Kisilik Yapısı ile Ailenin İkamet Ettigi Yer Arasındaki İliski
İkamet A Tipi Kisilik B Tipi Kisilik Toplam
Köy 5 33 38
% % 5 % 12
İlçe 30 62 92
% % 28 % 22
İl 71 186 257
% % 67 % 66
106 281
Toplam
% 100 % 100
387
V.Sonuç
Kisilikle birlikte birey, zihinsel ve fiziksel yönden baskalarından farklı
hale gelir ve bireyin kendine özgü bir takım nitelikleri anlam kazanır. Çevre,
bireyi sahip oldugu bu kendine özgü nitelikleriyle birlikte tanır ve bireyle ilgili
pek çok degerlemeyi buna göre yapar. Soyut ya da somut her bir nitelik bireyi
tanıma yolunda bir ipucudur.
İnsanların yasantısı boyunca dogru tercihler yapabilmesi, isabetli
kararlar alabilmesi, kendine uygun iliskiler gelistirebilmesi ve çevreyle uyum
içersinde bulunabilmesi için öncelikle kendisini tanıması, sahip oldugu kisilik
özelliklerini bilmesi gerekir. Bu sekilde kendini etkileyen olaylar ve olgular
karsısında uygun davranıslarda bulunabilecektir. Kisilikle birlikte bireyler
belirli bir kalıp içersinde yer alırlar ve bu sekilde davranısları ve tepkileri
öngörülebilir hale gelir.
Yaptıgımız arastırmada, kisiligi A tipi ve B tipi kisilik yapısı seklinde
ele aldık. A tipi kisilik yapısına sahip olan birey rekabetçi, kendisini isine
adamıs, zamana karsı duyarlı, sabırsız ve agresifken, B tipi kisilik yapısına
sahip olan birey ise yasama karsı daha dengeli, olaylara karsı rahat bir tavır
içinde, uysal ve daha az rekabetçidir.
Arastırmada kisilik yapısı ile ailenin gelir düzeyi arasında anlamlı bir
iliski belirlenmistir. Buna göre, alt ve üst gelir düzeyine sahip ailelerden gelen
bireylerin orta gelir düzeyine göre daha çok A tipi kisilik özellikleri tasıdıkları
saptanmıstır.
Kisilik yapısı ile ailenin ikamet ettigi yer arasında da anlamlı bir iliski
belirlenmistir. Buna göre, il ve ilçelerde ikamet eden ailelerden gelen bireyler
köydekilere oranla daha çok A tipi kisilik özellikleri tasımaktadırlar. Bundan
baska kisilik yapısı ile; cinsiyet, bitirilen lise türü, samimi olunan arkadas sayısı,
ögrenim görülen okul, anne ve babanın egitim düzeyi arasında iliski
belirlenmemistir.
Kaynaklar
Arkonaç, Sibel Aysen (1998), Psikoloji: Zihin Süreçleri Bilimi, Alfa Bas. Yay.,
2. B., istanbul.
Atkınson, Rita L./Atkinson, Rıchard C./Smith, Edward E./Bem, Darly J./
Hoeksema, Susan Nolen (1996), Psikolojiye Giris, Arkadas Yay.,
Ankara.
Aytaç, Tufan (2002), “Egitim ve Yönetimde Yeni Yaklasımlar Zaman
Yönetimi”, Bilim ve Aklın Aydınlıgında Egitim Dergisi, Temmuz,
http://yayim.meb.gov.tr/yayimlar/sayi29/aytac.htm, 24. 05. 2003
Baltas, Acar/Baltas, Zuhal (2000), Stres ve Basaçıkma Yolları, 20. B., Remzi
Kitapevi, İstanbul.
Baymur, Feriha (1994), Genel Psikoloji, 11. B., İnkılap Kitapevi, İstanbul.
Erdogan, İlhan (1991), İsletmelerde Davranıs, İ.Ü. İsletme Fakültesi Yay. No:
242, İstanbul.
Güney, Salih (2000), Davranıs Bilimleri, 2. B., Nobel Yay., Ankara.
Luthans, Fred (1995), Organizational Behavior, 7. B., Literatür Yay., İstanbul.
Moorhead, Gregory/Grıffın, Ricky, W. (1992), Organizational Behavior, 3. B.,
Houghton Mifflin Company, Boston.
Onur, Bekir (2000), Gelisim Psikolojisi: Yetiskinlik, Yaslılık, Ölüm, 5. B.,
İmge Kitapevi, Ankara.
Sdorow, Lester M. (1998), Psychology, 4. B., Mc Graw Hill, Boston.
Simsek, Serif/Akgemici, Tahir/Çelik, Adnan (2001), Davranıs Bilimlerine Giris
ve Örgütlerde Davranıs, Gelistirilmis 2. B., Nobel Yay., Ankara.
Turul, Özge (2000), http://www.radikal.com.tr/2000/03/07/insan/zor. shtml,
(15. 05. 2003).
Yanbastı, Gülgün (1990), Kisilik Kuramları, Ege Üniversitesi Edebiyat
Fakültesi Yayınları, İzmir.
http://www.muttrafik.8m.com/stres.html, (27. 05. 2003
Ufuk Durna'dan alıntıdır.Bu çalışması için başkası ne demiş bilmiyorum ama ben gerçekten faydalandım. Kendisine teşekkür ederim.
Gönderen
Orpheus LaiaOdo

0 yorum:
Yorum Gönder